Ferrari Luce için ilk yıl satış hedefi daha şimdiden doldu. İddiaya göre yaklaşık 500 adetlik üretim kotası büyük ilgi gördü.
Ferrari'nin tanıtıldığı günden bu yana en çok tartışılan modellerinden biri olan tamamen elektrikli Ferrari Luce, satışa çıkmadan önemli bir başarıya imza attı. Gelen son bilgilere göre, modelin ilk yıl için belirlenen üretim kotası şimdiden dolmuş durumda.
Financial Times'ın haberine göre Ferrari, ilk yıl için dünya genelinde 500 adedin biraz altında satış hedefi belirlemişti. Konuya yakın kaynaklar, bu hedefe yalnızca iki ay içinde ulaşıldığını öne sürüyor.
? Artık Haberler Size Gelsin PistonKafalar'ın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler anında cebinize düşsün.
Haberde, Ferrari Luce'a en yoğun talebin Çin pazarından geldiği belirtiliyor. Bunun yanında ABD'deki teknoloji girişimcilerinin de elektrikli Ferrari'ye ilgi gösterdiği ifade ediliyor.
Bu durum, özellikle elektrikli otomobillere olan talebin yüksek olduğu pazarlarda Luce'un beklenenden daha hızlı kabul gördüğünü gösteriyor.
Ferrari Büyük Oynamıyor
Ferrari'nin Luce için hedefi yüksek satış adetleri değil.
İddialara göre İtalyan üretici, 2030 yılına kadar yılda yaklaşık 600 adet Luce satmayı hedefliyor. Bu da modelin önümüzdeki birkaç yılda toplam yaklaşık 2.500 adetlik üretim seviyesinde kalacağını gösteriyor.
Kararın arkasındaki en önemli neden ise modelin fiyatı.
Ferrari Luce'un başlangıç fiyatı 600 bin doların üzerinde. Dolayısıyla marka, elektrikli modelini geniş kitlelere ulaşacak bir otomobil yerine koleksiyon değeri taşıyan özel bir Ferrari olarak konumlandırıyor.
Ferrari İçin Güçlü Bir Başlangıç
2025 yılında dünya genelinde 13.640 otomobil satan Ferrari'nin toplam satışları içinde Luce'un payı ilk etapta yalnızca yüzde 3-4 seviyesinde kalacak.
Ancak ilk yıl hedefinin daha satışlar başlamadan dolmuş olması, elektrikli Ferrari'ye yönelik ilginin markanın beklentilerinin üzerinde olduğunu gösteriyor.
Piston Kafalar Yorumu – Editör Notu
Elif ÇINAR
Ferrari Luce tasarımı ve tamamen elektrikli yapısıyla tanıtıldığı ilk günden beri tartışmaların odağında. Ancak görünen o ki tartışmalar, müşterilerin ilgisini azaltmamış. Özellikle Çin'den gelen güçlü talep, elektrikli süper otomobillerin geleceğinde Ferrari'nin de önemli bir oyuncu olabileceğinin ilk sinyallerini veriyor.
Mazda CEO'su, elektrikli MX-5 ihtimalini değerlendirdiklerini ancak en büyük engelin ağırlık olduğunu açıkladı. Peki efsanevi Miata elektrikli çağda ruhunu koruyabilecek mi?
Mazda'nın otomotiv dünyasında adeta bir ikon haline gelen roadster modeli MX-5, geleceğiyle ilgili önemli açıklamalarla yeniden gündemde. Dünyanın en çok satan iki kişilik spor otomobili unvanını yıllardır elinde bulunduran MX-5 için konuşan Mazda CEO'su Masahiro Moro, elektrikli bir MX-5 ihtimalini değerlendirdiklerini ancak önlerindeki en büyük sorunun hâlâ ağırlık olduğunu söyledi.
Road & Track'e konuşan Moro'nun açıklamaları, otomobil tutkunlarının uzun süredir merak ettiği "Elektrikli Miata mümkün mü?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
? Artık Haberler Size Gelsin PistonKafalar'ın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler anında cebinize düşsün.
1989 yılında tanıtılan ilk nesilden bu yana Mazda MX-5, yüksek beygir gücünden çok hafifliği, dengeli şasisi, arkadan itiş sistemi ve sürüş keyfiyle öne çıktı. Japon üreticinin "Jinba Ittai" yani "at ile binicinin uyumu" felsefesi üzerine geliştirilen model, yıllar içinde milyonlarca otomobil tutkununun garajına girmeyi başardı.
Bugün bile birçok otomobil meraklısı için MX-5, sadece bir spor otomobil değil; sürüşün saf halini temsil eden bir karakter olarak görülüyor. Bu nedenle Miata sahipleri ve hayranları, modelin elektrikliye dönüşme ihtimaline diğer performans otomobillerine göre çok daha temkinli yaklaşıyor.
"En büyük sorun ağırlık"
Masahiro Moro, elektrikli bir MX-5'in tamamen masadan kalkmadığını ancak mevcut batarya teknolojisinin otomobili istenenden çok daha ağır hale getirdiğini ifade etti.
Mazda'nın önceliği ise emisyon hedeflerinden önce, MX-5'i yıllardır özel yapan hafif yapı ve sürüş karakterini koruyabilmek.
Şirket, bu nedenle yeni nesilde daha verimli içten yanmalı motorlar ve hafif hibrit çözümleri üzerinde çalışmayı sürdürürken, batarya teknolojisinin gelişmesini de yakından takip ediyor.
Manuel şanzıman ve sürüş ruhu korunmak isteniyor
MX-5 denildiğinde akla gelen ilk özelliklerden biri de manuel şanzıman.
Mazda, yeni nesilde de mümkün olduğu ölçüde bu karakteri korumayı hedefliyor. Çünkü markaya göre MX-5'in başarısı yalnızca performans rakamlarından değil, direksiyon başındaki hislerden geliyor.
Elektrikli bir otomobil geliştirmek teknik olarak mümkün olsa da, mevcut MX-5 kullanıcılarının beklediği hafiflik ve sürüş hissini sunabilmek bugün hâlâ kolay görünmüyor.
Tom Matano'nun bıraktığı miras
MX-5'in bu kadar güçlü bir otomotiv ikonuna dönüşmesinde en büyük pay sahiplerinden biri de geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden efsanevi tasarımcı Tom Matano oldu.
Mazda'nın Kuzey Amerika tasarım ekibine liderlik eden Matano, yalnızca ilk nesil MX-5'in değil, RX-7 FD gibi bugün kült statüsüne ulaşmış modellerin geliştirilmesinde de önemli rol oynadı.
PistonKafalar olarak kısa süre önce yayımladığımız haberimizde de aktardığımız gibi Tom Matano'nun tasarım anlayışı, otomobilleri sadece hızlı değil, yıllar sonra bile dönüp bakılacak kadar zamansız hale getirmeyi hedefliyordu. Bugün MX-5'in dünya çapında milyonlarca hayrana sahip olmasının temel nedenlerinden biri de bu yaklaşım olarak kabul ediliyor.
Elektrikli Miata, Miata olarak kalabilir mi?
Otomotiv dünyası hızla elektrifikasyona doğru ilerlerken Mazda da bu dönüşümün dışında kalmak istemiyor. Ancak görünen o ki Japon üretici, MX-5 söz konusu olduğunda acele etmeye niyetli değil.
Çünkü Miata'nın başarısını belirleyen şey yalnızca motoru değil; hafifliği, dengesi, manuel vites seçeneği ve sürücüsüyle kurduğu bağ.
Mazda'nın önündeki en büyük soru da tam olarak bu: Elektrikli bir MX-5, gerçekten hâlâ bir MX-5 olabilir mi?
modeli ne kadar önemsediğini gösteriyor. Eğer bir gün elektrikli MX-5 yollara çıkacaksa, otomobil tutkunlarının beklentisi yalnızca emisyonsuz değil, aynı zamanda "gerçek bir Miata" hissini yaşatabilmesi olacak.
Mazda sahiplerinin Türkiye’de ulaşabilecekleri resmi iletişim bilgisine BURADAN ulaşabilirsiniz.
Piston Kafalar Yorumu – Editör Notu
Akın DAĞYARAN
Mazda MX-5, otomotiv dünyasında sadece bir spor otomobil değil; sürüş keyfinin, hafifliğin ve mekanik sadeliğin simgelerinden biri. Elektrikli bir MX-5 teknik olarak mümkün olsa da, Miata'yı Miata yapan şey yalnızca hızlanması değil; düşük ağırlığı, dengesi ve sürücüsüyle kurduğu bağ. Mazda'nın bu konuda acele etmeyip karakterini korumayı öncelik haline getirmesi, markanın modeli ne kadar önemsediğini gösteriyor. Eğer bir gün elektrikli MX-5 yollara çıkacaksa, otomobil tutkunlarının beklentisi yalnızca emisyonsuz değil, aynı zamanda "gerçek bir Miata" hissini yaşatabilmesi olacak.
Çin'de elektrikli araç şarj noktası sayısı son bir yılda yüzde 43 artarak 23,1 milyona ulaştı. Ev tipi şarj üniteleri büyümede önemli rol oynadı.
Çin, elektrikli araç dönüşümüne yaptığı yatırımların karşılığını almaya devam ediyor. Ülkenin Ulusal Enerji İdaresi (NEA) tarafından açıklanan verilere göre, elektrikli araç şarj noktası sayısı son bir yılda yüzde 43 artarak 23,1 milyona ulaştı.
Haziran 2026 sonu itibarıyla açıklanan rakamlar, Çin'in dünyanın en büyük elektrikli araç şarj altyapısını daha da büyüttüğünü ortaya koyuyor.
? Artık Haberler Size Gelsin PistonKafalar'ın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler anında cebinize düşsün.
Verilere göre artışın en önemli nedeni bireysel elektrikli araç kullanıcılarının kurduğu özel şarj istasyonları oldu.
Son bir yılda özel şarj noktalarının sayısı yüzde 50 artarak 18 milyona yükseldi.
Böylece toplam kurulu güç 155 milyon kilovolt-amper seviyesine ulaştı.
Yetkililer ayrıca yalnızca şarj noktası sayısının değil, altyapının kalitesinin de önemli ölçüde geliştiğini belirtiyor. Özellikle hızlı şarj istasyonlarının sayısındaki artışın, elektrikli araç kullanıcılarının artan taleplerini karşılamada önemli rol oynadığı ifade edildi.
Hedef Elektrikli Araç Dönüşümünü Hızlandırmak
Çin hükümeti son yıllarda yeni enerji araçlarına (NEV) yönelik yatırımlarını hız kesmeden sürdürüyor.
Ülkede NEV sınıfı; tam elektrikli (BEV) ve şarj edilebilir hibrit (PHEV) modellerden oluşuyor.
Şarj altyapısındaki hızlı büyümenin de bu dönüşümü desteklemek amacıyla gerçekleştirildiği belirtiliyor.
Elektrikli Araç Satışları Geriledi
Öte yandan altyapı yatırımları hız kesmeden devam etse de 2026'nın ilk altı ayında araç satışlarında düşüş yaşandı.
Çin Otomobil Üreticileri Birliği (CAAM) verilerine göre;
NEV satışları yüzde 13'ten fazla düşüşle 5,09 milyon adet olarak gerçekleşti.
Buna rağmen elektrikli ve şarj edilebilir hibrit modeller, toplam araç satışlarının yüzde 51'inden fazlasını oluşturdu.
Aynı dönemde Çin otomotiv pazarı genelinde satışlar ise yüzde 21 azalarak 9,92 milyon adede geriledi.
Piston Kafalar Yorumu – Editör Notu
Elif ÇINAR
Çin'de elektrikli araç satışları kısa vadede yavaşlama gösterse de şarj altyapısına yapılan yatırımlar hız kesmiyor. 23 milyonu aşan şarj noktası sayısı, dünyanın geri kalanıyla kıyaslandığında Çin'in bu alandaki açık ara liderliğini koruduğunu gösteriyor. Özellikle ev tipi şarj çözümlerinin yaygınlaşması, ülkedeki elektrikli araç kullanımını uzun vadede daha da destekleyecek önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor.
Yeni Mercedes-Benz GLA tanıtıldı. 657 km menzil, 800V hızlı şarj, MBUX Superscreen, yapay zekâ destekli sistemler ve elektrikli motor seçenekleriyle tüm detaylar.
Mercedes-Benz, kompakt SUV sınıfındaki en önemli modellerinden biri olan yeni GLA'yı resmen tanıttı. Baştan sona yenilenen model, tamamen elektrikli versiyonları, 657 kilometreye varan menzili, yeni MBUX Superscreen sistemi ve daha sportif tasarımıyla markanın kompakt SUV sınıfındaki iddiasını güçlendiriyor.
İlk etapta tamamen elektrikli motor seçenekleriyle satışa sunulacak yeni GLA'ya, 48 volt destekli hibrit versiyonlar ise 2027 yılında eklenecek.
? Artık Haberler Size Gelsin PistonKafalar'ın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler anında cebinize düşsün.
Yeni Mercedes-Benz GLA, selefine göre daha alçak bir gövde yapısına sahip olsa da uzayan aks mesafesi sayesinde hem daha dinamik hem de daha ferah bir karakter sunuyor.
Elektrikli versiyonlarda ilk kez kullanılan aydınlatmalı ön panel ve ışıklı Mercedes yıldızı, modelin en dikkat çekici tasarım detayları arasında yer alıyor. Arka bölümde ise yıldız desenli LED stop lambaları ve boydan boya uzanan ışık şeridi yeni GLA'nın modern görünümünü tamamlıyor.
Mercedes-Benz ayrıca Style, Progressive, AMG Line ve AMG Line Plus olmak üzere dört farklı donanım seçeneği sunarken, Night Edition paketiyle daha sportif görünüm isteyen müşterileri de hedefliyor.
657 Kilometreye Varan Menzil
Yeni GLA'nın en büyük yeniliği tamamen elektrikli altyapısı oldu.
Mercedes-Benz'in açıkladığı verilere göre en verimli versiyon 657 kilometreye kadar WLTP menzili sunabiliyor.
800 volt elektrik mimarisi sayesinde uygun hızlı şarj istasyonlarında sadece 10 dakikada yaklaşık 270 kilometrelik sürüş menzili kazanılabiliyor.
Üç Elektrikli Motor Seçeneği
Model satışa çıktığında üç farklı elektrikli versiyonla tercih edilebilecek.
GLA 200 EQ – 165 kW (224 HP)
GLA 250+ EQ – 200 kW (272 HP)
GLA 350 4MATIC EQ – 260 kW (354 HP)
Ailenin en güçlü üyesi olan GLA 350 4MATIC, 0-100 km/s hızlanmasını 5,4 saniyede tamamlıyor.
Mercedes-Benz ayrıca 2027 yılında 48 volt destekli yeni nesil hibrit motorları da ürün gamına ekleyeceğini açıkladı.
Daha Büyük ve Daha Kullanışlı İç Mekân
Yeni GLA'nın aks mesafesi 61 mm artırılırken hem ön hem de arka yolcular için diz ve baş mesafesi iyileştirildi.
Bagaj hacmi 410 litreye yükselirken koltuklar yatırıldığında 1.400 litreye kadar yükleme alanı sunuluyor.
Elektrikli versiyonlarda ayrıca 107 litrelik ön bagaj (frunk) da bulunuyor.
İç mekânda dikkat çeken en önemli yenilik ise neredeyse tüm ön konsolu kaplayan MBUX Superscreen oldu.
10,25 inç dijital gösterge paneline ek olarak 14 inç multimedya ekranı ve opsiyonel 14 inç yolcu ekranı sunuluyor.
Yapay Zekâ Destekli Yeni MBUX
Mercedes-Benz, yeni GLA'da yapay zekâ destekli MBUX sistemini de önemli ölçüde geliştirdi.
Yeni sanal asistan; ChatGPT, Google Gemini ve Microsoft Bing teknolojilerini birlikte kullanabiliyor.
Doğal konuşmaları anlayabilen sistem; rota oluşturma, şarj istasyonu bulma, hava durumu, hisse senedi bilgileri ve genel bilgi sorgularını sesli olarak gerçekleştirebiliyor.
Google Maps tabanlı navigasyon sistemi ise trafik durumuna göre rotayı ve şarj planlamasını anlık olarak güncelleyebiliyor.
Gelişmiş Sürüş Destek Sistemleri
Yeni GLA, sekiz kamera, beş radar ve on iki ultrasonik sensörden oluşan gelişmiş sürüş destek sistemleriyle geliyor.
Otoyolda yarı otonom sürüş desteği sunabilen sistem, uygun koşullarda sinyal verildiğinde otomatik şerit değişimi gerçekleştirebiliyor.
Park yardım sistemi ise aracı hem otomatik park edebiliyor hem de gerektiğinde park yerinden kendi kendine çıkarabiliyor.
Fiyatı Belli Oldu
Yeni Mercedes-Benz GLA, Avrupa'da 30 Temmuz 2026 itibarıyla siparişe açılıyor.
Almanya başlangıç fiyatları ise şöyle açıklandı:
GLA 200 EQ: 48.599 Euro
GLA 250+ EQ: 54.978 Euro
GLA 350 4MATIC EQ: 58.107 Euro
İlk teslimatların Kasım 2026'da başlaması planlanıyor.
Mercedes-Benz, yeni GLA ile yalnızca makyaj yapmak yerine modeli tamamen yeni bir seviyeye taşımış görünüyor. Elektrikli altyapı, 657 kilometreye ulaşan menzil, 800 volt mimarisi ve yapay zekâ destekli yeni MBUX sistemi sınıfındaki rekabeti ciddi şekilde kızıştıracak. Özellikle BMW iX1, Audi Q4 e-tron ve Volvo EX40 gibi rakipler karşısında yeni GLA'nın oldukça güçlü bir alternatif olması bekleniyor.
Audi, tarihinin en büyük SUV modeli Q9’u tanıttı. 299 HP V6 TDI motor, 7 koltuk, OLED stoplar ve yeni teknolojileriyle Audi Q9’un detayları.
Audi, uzun süredir beklenen yeni amiral gemisi Audi Q9’u resmen tanıttı. Markanın bugüne kadar ürettiği en büyük SUV olan Q9, aynı zamanda Audi tarihinde ilk kez “9” rakamını kullanan model olarak ürün gamının en tepesine yerleşiyor.
BMW X7 ve Mercedes-Benz GLS gibi büyük lüks SUV’ların karşısına çıkacak olan Audi Q9; yedi kişilik yaşam alanı, V6 TDI motoru, quattro dört tekerlekten çekiş sistemi, otomatik kapıları ve gelişmiş sürüş destek teknolojileriyle Audi’nin yeni vitrin modeli olacak.
? Artık Haberler Size Gelsin PistonKafalar'ın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler anında cebinize düşsün.
Yeni Q9’un boyutları otomobilin hangi sınıfta mücadele edeceğini açıkça gösteriyor.
Audi Q9 ölçüleri:
Uzunluk: 5.310 mm
Genişlik: 2.210 mm
Yükseklik: 1.810 mm
Aks mesafesi: 3.140 mm
Jant seçenekleri: 20 ila 23 inç
5,31 metrelik uzunluğuyla Q9, Audi’nin bugüne kadar ürettiği en büyük SUV konumunda.
Tasarımda ise devasa boyutları olduğundan daha sportif göstermeye çalışan bir yaklaşım var. Dik konumlandırılmış ön bölüm, büyük Singleframe ızgara ve ince aydınlatma grubu Q9’a oldukça heybetli bir görünüm kazandırıyor.
Model Advanced ve daha sportif tasarıma sahip S line seçenekleriyle sunulacak.
Audi’den Bir Dünya İlki: Kavisli OLED Stoplar
Q9’un en dikkat çekici teknolojilerinden biri arka bölümünde bulunuyor.
Audi, üçüncü nesil Digital OLED teknolojisini Q9 ile birlikte kullanmaya başlıyor. Sadece 0,1 mm kalınlığındaki cam altyapı sayesinde dış OLED paneller gövdenin formunu takip edecek şekilde üç boyutlu olarak kavisli üretilebiliyor.
Audi bunun seri üretim bir otomobil için dünyada bir ilk olduğunu belirtiyor.
Altı büyük OLED panel içerisinde toplam 512 ayrı ışık segmenti bulunuyor.
Q9 ayrıca gece dönüş yapılırken zemine sinyal işareti yansıtabiliyor. Digital Matrix LED farlarda kullanılan micro-LED teknolojisi de yayaları ve yol üzerindeki bazı tehlikeleri sürücünün daha kolay fark etmesine yardımcı oluyor.
İçeride Gerçekten Business Class Havası Var
Audi Q9 standart olarak yedi koltuklu geliyor. Ancak isteyen müşteriler ikinci sırada iki bağımsız elektrikli koltuğun bulunduğu altı kişilik versiyonu tercih edebilecek.
Özellikle bu versiyonda Q9, klasik bir aile SUV’undan çok uzun yol odaklı lüks bir ulaşım aracına dönüşüyor.
Audi ilk kez Q9'da otomatik açılıp kapanabilen kapılar da kullanıyor. Sensörler kapının önünde insan veya başka bir engel algıladığında açılmayı otomatik olarak durdurabiliyor.
Ön taraftaki Sports Seat Plus koltuklarda ısıtma, havalandırma ve masaj özellikleri sunuluyor.
Bir diğer önemli detay ise 1,5 metrekareden daha büyük panoramik cam tavan. Bu, şimdiye kadar bir Audi modelinde kullanılan en büyük panoramik tavan.
Opsiyonel sistemde camın şeffaflığı elektronik olarak değiştirilebiliyor ve tavana yerleştirilen 84 LED, ambiyans aydınlatmasına uygun şekilde farklı renklerde ışık verebiliyor.
1.360 Watt Bang & Olufsen ve Üç Ekran
Q9’un kokpitinde 12,3 inç Audi Virtual Cockpit ile 14,5 inç merkezi OLED ekran bir araya geliyor. Ön yolcu için de standart olarak 12,3 inçlik ayrı bir ekran bulunuyor.
Android Automotive OS tabanlı multimedya sisteminde Audi’nin sesli asistanının yanında ChatGPT entegrasyonu da bulunuyor.
Ses tarafında ise Bang & Olufsen imzalı 22 hoparlörlü ve 1.360 Watt gücündeki 4D ses sistemi tercih edilebiliyor. Ön koltuklara yerleştirilen aktüatörler sayesinde bas frekansları yalnızca duyulmuyor, koltuk üzerinden fiziksel olarak da hissedilebiliyor.
İlk Motor 299 HP Gücünde V6 TDI
Audi Q9 Almanya’da ilk etapta 3.0 litrelik V6 TDI motorla satışa çıkacak.
Motor 299 HP (220 kW) güç ve 630 Nm tork üretiyor.
MHEV Plus hafif hibrit sistem gerektiğinde 24 HP’ye kadar elektrik desteği sağlayabiliyor. Elektrikle çalışan kompresör ise özellikle düşük motor devirlerinde turbo tepkisini iyileştiriyor.
Güç, sekiz ileri Tiptronic şanzıman üzerinden standart quattro sürekli dört tekerlekten çekiş sistemine aktarılıyor.
Bazı Avrupa pazarlarında aynı motorun 245 HP ve 500 Nm üreten versiyonu da satılacak.
Standart donanımda adaptif havalı süspansiyon bulunurken, dört tekerlekten yönlendirme sistemi arka tekerlekleri 5 dereceye kadar çevirebiliyor.
130 km/s Hıza Kadar Eller Direksiyondan Çekilebiliyor
Q9 ile birlikte Audi’nin sürüş destek teknolojileri de yeni bir seviyeye taşınıyor.
Adaptive Driving Assistant Plus sistemi uygun otoyollarda 130 km/s hıza kadar eller direksiyondan çekilmiş şekilde aracın şerit içerisinde ilerlemesine, hızlanmasına ve fren yapmasına yardımcı olabiliyor.
Ancak sistem SAE Level 2 seviyesinde. Yani sürücünün yolu takip etmesi ve gerektiğinde kontrolü devralması gerekiyor.
Sürücü tepki vermezse acil durum sistemi aracı kontrollü şekilde yavaşlatabiliyor ve uygun koşullarda emniyet şeridine geçirerek durdurabiliyor.
Audi Q9 Fiyatı Ne Kadar?
Yeni Audi Q9, Temmuz 2026 sonundan itibaren Almanya’da siparişe açılıyor. İlk teslimatların ise 2026’nın dördüncü çeyreğinde başlaması planlanıyor.
Audi Q9 TDI 220 kW başlangıç fiyatı 108.400 euro olarak açıklandı.
Q9 ile Audi artık Q7 ve Q8’in de üzerinde gerçek anlamda tam boyutlu bir SUV’a sahip. Üstelik marka yalnızca daha büyük bir otomobil yapmakla yetinmemiş; otomatik kapılardan kavisli OLED stoplara, 4D ses sisteminden dev panoramik tavana kadar elindeki teknolojilerin önemli bölümünü tek otomobilde toplamış.
AUDI’nin Türkiye’de satılan modellerine ve en güncel fiyat listesine AUDI Türkiye Resmi Web Sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz.
Piston Kafalar Yorumu – Editör Notu
Elif ÇINAR
Audi’nin Q9 için uzun süre beklediği ortada. BMW X7 ve Mercedes-Benz GLS yıllardır bu sınıfta mücadele ederken Audi’nin cevabı ancak şimdi geldi. Fakat Q9, sadece büyütülmüş bir Q7 görüntüsü vermiyor. Özellikle ikinci sıra yaşam alanı, otomatik kapılar ve yeni aydınlatma teknolojileri düşünüldüğünde Audi doğrudan sınıfın en iddialı modellerinden birini hedeflemiş görünüyor.