language

Sj News Frontpage

10 Ağustos 2020

 Yalnızca 2 Adet Satılacak Olan Ferrari Roma Eylül’de Türkiye’de!

Ferrari’nin yeni coupe modeli Roma, Eylül ayında Türkiye yollarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Modelden bu yıl ...

18 Şubat 2022

“Hibrit Egea” Dünya Yollarına Çıkmaya Hazırlanıyor

Fiat markasının kompakt sınıftaki ...

19 Nisan 2021

%100 Elektrikli MG ZS EV 394 Bin TL İle Türkiye’de Satışa Sunuldu

Euro NCAP’ten 5 ...

14 Aralık 2020

%100 Elektrikli Yeni Renault ZOE Türkiye’de

%100 Elektrikli Yeni Renault ZOE Türkiye’de. ...

24 Şubat 2026

2026 Ford Kuga, BlueCruise eller serbest sürüş teknolojisiyle güncellendi. Sistem Avrupa ...

All Stories

Yeni Audi RS 5'in Arkasındaki Hikâye Ortaya Çıktı: İki Ülke, Tek Hedef

Yeni Audi RS 5 yalnızca performansıyla değil, Almanya ve Macaristan arasında yürütülen sıra dışı geliştirme süreciyle de öne çıkıyor.

Yeni Audi RS 5'in Arkasındaki Hikâye Ortaya Çıktı: İki Ülke, Tek Hedef

Bir performans otomobili ortaya çıkarmak çoğu zaman yalnızca güçlü bir motor geliştirmekten ibaret değildir. Özellikle konu Audi Sport modelleri olduğunda işin arkasında yıllara yayılan mühendislik tecrübesi, yüzlerce test ve farklı ülkelerde çalışan ekiplerin koordinasyonu bulunuyor.

Audi'nin yeni RS 5 modeli de bunun en güncel örneklerinden biri.

Marka bu kez yalnızca otomobili değil, otomobilin ortaya çıkış sürecini de anlatmayı tercih etti. Ortaya çıkan tablo ise yeni RS 5'in aslında Almanya ile Macaristan arasında kurulan uzun soluklu bir mühendislik ortaklığının ürünü olduğunu gösteriyor.

? Artık Haberler Size Gelsin
PistonKafalar'ın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler anında cebinize düşsün.

➤ Otomobil & Motosiklet Akışı (Hızlı Bildirimler) | Katıl → WhatsApp
➤ YouTube Test Sürüşleri & İncelemeler | İzle → YouTube

? İşbirliği ve reklam teklifleri için:
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Yeni RS 5 Sadece Daha Güçlü Değil

Audi Sport için RS logosu her zaman özel bir anlam taşıdı.

Ancak yeni nesil RS 5, marka açısından yalnızca performans anlamında değil, teknolojik açıdan da önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.

Bunun nedeni ise kaputun altında yatıyor.

Yeni modelde çift turbo beslemeli V6 motor ile elektrik motoru birlikte çalışıyor. Böylece RS 5, Audi Sport tarihindeki ilk plug-in hibrit RS modeli olma unvanını da kazanıyor.

Audi'nin Power PHEV olarak tanımladığı bu sistem, geleneksel RS karakterini korurken elektrifikasyon dönemine geçişin de kapısını açıyor.

Almanya'da Tasarlanıyor, Macaristan'da Hayata Geçiyor

Yeni RS 5'in geliştirme sürecinde görev dağılımı oldukça net.

Motor ve güç aktarım sisteminin tasarımı, doğrulama testleri ve performans geliştirme çalışmaları Almanya'nın Neckarsulm kentindeki Audi mühendisleri tarafından yürütülüyor. Üretime geçiş sonrasında ise süreç Audi Hungaria'nın Győr tesislerine devrediliyor.

Kağıt üzerinde basit görünen bu sistem aslında yıllardır geliştirilen bir çalışma modeli.

Audi yetkililerine göre her yeni projede sıfırdan bir yapı kurmak yerine geçmiş deneyimlerden faydalanılıyor. Bu da karar alma süreçlerini hızlandırırken geliştirme maliyetlerini de azaltıyor.

Kısacası yeni RS 5'in başarısının arkasında yalnızca teknik donanım değil, iyi işleyen bir organizasyon yapısı da bulunuyor.

İlk RS Plug-In Hibrit Dönemi Başlıyor

Otomobil dünyasında performans ve elektrifikasyon artık aynı cümle içinde daha sık kullanılmaya başladı.

Audi de bu dönüşümün dışında kalmak istemiyor.

Yeni RS 5'te kullanılan hibrit sistem sayesinde hem yüksek performans hem de daha düşük emisyon değerleri hedefleniyor. Marka henüz tüm teknik verileri açıklamasa da yeni nesil güç ünitesinin önceki RS modellerine göre daha güçlü ve daha verimli olması bekleniyor.

Bu noktada Audi'nin doğrudan rakipleri arasında yer alan BMW M ve Mercedes-AMG tarafında da benzer dönüşümlerin yaşandığını görmek mümkün.

Dolayısıyla RS 5'in hibritleşmesi aslında kaçınılmaz bir gelişmeydi.

quattro Sistemi de Yenilendi

Yeni RS 5'in dikkat çeken yeniliklerinden biri de quattro altyapısında yapılan güncellemeler.

Audi'nin açıklamasına göre araçta artık Dynamic Torque Control teknolojisine sahip yeni nesil quattro sistemi kullanılıyor.

Bu sistem, arka tekerlekler arasındaki tork dağılımını elektronik olarak yönetebiliyor ve viraj girişlerinde daha hassas bir sürüş karakteri sunuyor.

Kısacası yeni RS 5 yalnızca düz hızlanma performansına değil, sürüş hissiyatına da odaklanıyor.

Mühendislerin En Çok Sevdiği Kısım

Audi'nin yayınladığı açıklamada dikkat çeken bölümlerden biri de mühendislerin otomobil hakkındaki yorumları oldu.

Projede görev alan ekip üyeleri, RS 5'i ilk kez kullandıklarında yüzlerinde istemsiz bir gülümseme oluştuğunu söylüyor.

Bu tür açıklamalar genellikle basın bültenlerinde çok sık görülmez.

Ancak performans otomobilleri söz konusu olduğunda bazı duygular teknik verilerden daha fazla şey anlatabiliyor.

Ve Audi'nin vermek istediği mesaj da tam olarak bu. Yeni RS 5 yalnızca rakamlardan ibaret değil.

Avrupa Satışları Başlıyor

Audi, yeni RS 5'in Avrupa pazarında haziran ayının sonundan itibaren satışa sunulacağını açıkladı. Müşteriler ise aracı şimdiden yapılandırıp sipariş verebiliyor.

Türkiye tarafında henüz resmi bir lansman tarihi bulunmasa da RS serisinin ülkemizdeki güçlü hayran kitlesi düşünüldüğünde yeni modelin yakından takip edileceği kesin.

AUDI’nin Türkiye’de satılan modellerine ve en güncel fiyat listesine AUDI Türkiye Resmi Web Sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz.

Piston Kafalar Yorumu – Editör Notu


Elif ÇINAR

Yeni RS 5'in en ilginç tarafı güç rakamlarından çok Audi Sport'un geleceğini temsil etmesi. Hibritleşen ilk RS modeli olması nedeniyle bu otomobil yıllar sonra marka tarihindeki önemli dönüm noktalarından biri olarak hatırlanabilir.

Okuyucular Bunları da Merak Etti ?



MINI ve Paul Smith Yeniden Bir Arada: İşte Özel Üretim MINI Cooper

MINI, ünlü tasarımcı Paul Smith ile hazırladığı özel üretim MINI Paul Smith Edition modelini tanıttı. Özel renkler ve detaylar dikkat çekiyor.

MINI ve Paul Smith Yeniden Bir Arada: İşte Özel Üretim MINI Cooper

Otomobil dünyasında bazı iş birlikleri vardır ki yalnızca yeni bir donanım paketi sunmakla kalmaz, markaların karakterini de ortaya koyar. MINI ve dünyaca ünlü İngiliz tasarımcı Paul Smith arasındaki ortaklık da tam olarak böyle bir hikâyeye sahip.

İki İngiliz ikonunu yeniden buluşturan MINI Paul Smith Edition, klasik MINI ruhunu tasarım dünyasının en tanınan isimlerinden birinin bakış açısıyla yeniden yorumluyor. Sonuç ise ilk bakışta sade görünen ancak detaylara indikçe karakterini göstermeye başlayan özel bir seri olmuş.

Bu yeni versiyon; MINI Cooper 3-Door, MINI Cooper 5-Door ve MINI Cooper Convertible modellerinde sunulacak.

? Artık Haberler Size Gelsin
PistonKafalar'ın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler anında cebinize düşsün.

➤ Otomobil & Motosiklet Akışı (Hızlı Bildirimler) | Katıl → WhatsApp
➤ YouTube Test Sürüşleri & İncelemeler | İzle → YouTube

? İşbirliği ve reklam teklifleri için:
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İlk Bakışta Sade, Yakından Bakınca Çok Daha Fazlası

Paul Smith'in tasarım anlayışını bilenler için sürpriz değil.

Ünlü tasarımcı yıllardır klasik ama beklenmedik bir dokunuşla yaklaşımını benimsiyor. MINI Paul Smith Edition da tam olarak bu felsefeyi yansıtıyor.

Özel seri için üç farklı gövde rengi hazırlanmış.

Bunlardan ikisi yalnızca bu versiyona özel:

  • Statement Grey
  • Inspired White
  • Midnight Black Metallic

Özellikle Statement Grey rengi ilginç bir geçmişe sahip. MINI, bu tonu 1959 yılında kullanılan Austin Seven renginden ilham alarak modern şekilde yeniden yorumlamış.

Yani otomobil aslında geçmişe küçük bir selam gönderiyor.

İngiliz Kimliği Her Detayda Hissediliyor

Özel seriyi standart MINI modellerinden ayıran detaylar yalnızca renklerle sınırlı değil.

Kapı aynaları, ön ızgara çerçevesi ve jant göbeklerinde kullanılan Nottingham Green rengi doğrudan Paul Smith'in doğduğu şehre gönderme yapıyor.

Tavan tarafında da özel dokunuşlar mevcut. Sert tavanlı modellerde müşteriler ister Nottingham Green ister siyah tonlu özel tavan seçeneğini tercih edebiliyor.

Üstelik Paul Smith'in meşhur çizgileri de çeşitli detaylarda karşımıza çıkıyor. İlk bakışta fark edilmeyen ama keşfedildikçe gülümseten küçük sürprizler...

Tam da Paul Smith'in sevdiği tarz.

Kabinde Gizli Detaylar Var

Bu özel serinin asıl karakteri iç mekânda ortaya çıkıyor.

Koyu mavi tonların kullanıldığı koltuklar ve örme yüzeyler İngiliz tasarım anlayışını yansıtırken bazı küçük detaylar oldukça dikkat çekici.

Örneğin kapı açıldığında zemine Hello yazısı yansıtılıyor.

Kapı eşiklerinde ise:

"Every day is a new beginning"

yazısı yer alıyor.

Türkçesiyle:

"Her gün yeni bir başlangıçtır."

MINI ayrıca spor direksiyonun alt bölümünde Paul Smith çizgilerini kullanmış.

Ama en ilginç detay muhtemelen paspasların üzerinde yer alan elle çizilmiş tavşan figürü. Bu küçük dokunuş, İngiliz mizah anlayışını otomobile taşıyor.

Dijital Tarafta da Özel İçerikler Sunuluyor

Yeni MINI Paul Smith Edition yalnızca fiziksel değişikliklerle gelmiyor.

Otomobilin dairesel merkezi ekranında kullanılmak üzere üç farklı özel Paul Smith teması da hazırlanmış. Bu sayede sürücüler otomobilin dijital arayüzünde de özel seri hissini yaşamaya devam ediyor.

MINI son yıllarda kişiselleştirme tarafında önemli adımlar atıyor ve bu özel seri de bunun en güncel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

MINI'nin En Karakterli Özel Serilerinden Biri Olabilir

Otomobil dünyasında birçok özel seri yalnızca farklı jantlar ve birkaç logo eklenerek hazırlanıyor.

MINI Paul Smith Edition ise biraz daha farklı hissettiriyor. Burada amaç daha sportif görünmek ya da daha güçlü olmak değil. Karakter yaratmak.

Ve bunu yaparken de MINI'nin yıllardır koruduğu İngiliz kimliğini ön plana çıkarmak.

Özellikle tasarım odaklı kullanıcılar için bu özel seri standart MINI modellerinden çok daha çekici olabilir.

Türkiye’de satılan MINI modellerine ve en güncel fiyat listesine MINI Türkiye Resmi Web Sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz.

Piston Kafalar Yorumu – Editör Notu


Elif ÇINAR

Bazı özel seriler yalnızca satış listesine yeni bir isim eklemek için hazırlanır. MINI Paul Smith Edition ise gerçekten bir hikâye anlatıyor. Gücünden veya performansından çok karakteriyle öne çıkan bu otomobil, son yıllarda gördüğümüz en samimi özel seri çalışmalarından biri olabilir.

Okuyucular Bunları da Merak Etti ?



Honda Yapmıyor Ama Hayranları Vazgeçmiyor: İşte Modern CRX Yorumu

İki bağımsız tasarımcı, Honda CRX'i modern çizgilerle yeniden yorumladı. Elektrikli konsept, retro tasarımı gelecekle buluşturuyor.

Honda Yapmıyor Ama Hayranları Vazgeçmiyor: İşte Modern CRX Yorumu

Bazı otomobiller vardır ki üretimi yıllar önce sona erse bile unutulmazlar. Honda CRX de bu özel modellerden biri. Özellikle 1980'lerin sonu ve 1990'ların başında büyüyen otomobil tutkunları için Honda CRX, hafifliği, sürüş keyfi ve karakteriyle hâlâ ayrı bir yerde duruyor.

Belki de bu yüzden internette ortaya çıkan yeni bir tasarım çalışması kısa sürede büyük ilgi gördü.

Honda'nın resmi bir projesi olmayan bu çalışma, Honda CRX'in günümüzde yeniden doğması halinde nasıl görünebileceğini ortaya koyuyor. Sonuç ise birçok otomobil tutkununun aklına aynı soruyu getiriyor:

"Honda neden gerçekten böyle bir otomobil üretmiyor?"

? Artık Haberler Size Gelsin
PistonKafalar'ın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler anında cebinize düşsün.

➤ Otomobil & Motosiklet Akışı (Hızlı Bildirimler) | Katıl → WhatsApp
➤ YouTube Test Sürüşleri & İncelemeler | İzle → YouTube

? İşbirliği ve reklam teklifleri için:
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Geçmişe Saygı, Geleceğe Bakış

Çalışmanın arkasında tasarımcı Vitaly Batalka ve görselleştirme sanatçısı Valentin Komkov bulunuyor.

İkili, 1987-1991 yılları arasında üretilen ikinci nesil Honda CRX'i temel alarak tamamen modern bir yorum geliştirmiş. İlk bakışta otomobilin hangi modelden ilham aldığı hemen anlaşılıyor.

Kısa aks mesafesi.

Alçak tavan çizgisi.

Ve elbette Honda CRX'in imzası haline gelen bölünmüş arka cam tasarımı.

Orijinal modelin karakterini oluşturan temel detaylar korunurken, günümüz otomobillerine uygun modern dokunuşlar da eklenmiş.

Eski Ruh Kaybolmamış

Konseptin en başarılı taraflarından biri tasarımcıların geçmişe aşırı bağlı kalmadan nostaljiyi yaşatabilmesi olmuş.

Orijinal CRX'teki köşeli farlar yerini ince LED aydınlatmalara bırakırken, ön bölümde güncel Honda logosu kullanılmış. Tamamen kapalı ön yüzey ise elektrikli otomobil kimliğini vurguluyor.

Arka bölümde ise eski CRX'e yapılan göndermeler daha belirgin.

Yatay stop lambaları, siyah tampon detayları ve aydınlatmalı CRX logosu otomobilin karakterini koruyor.

Yan profilden bakıldığında ise otomobilin günümüz güvenlik standartlarına uygun şekilde büyüdüğü görülüyor ancak hâlâ kompakt ve sportif görünmeyi başarıyor.

Eğer Üretilse Elektrikli Olacaktı

Bu çalışma yalnızca tasarımla sınırlı kalmamış.

Tasarımcılar otomobil için hayali teknik veriler de hazırlamış.

Buna göre modern CRX tamamen elektrikli bir güç ünitesine sahip olacak ve yaklaşık 350 beygir güç üretecek. Hazırlanan kartta maksimum hızın 285 km/s olduğu belirtilse de bu rakamın oldukça iddialı olduğu ifade ediliyor.

Aslında burada önemli olan teknik verilerden çok fikir.

Çünkü otomobil dünyasında son yıllarda retro tasarımların yeniden popüler hale geldiğini görüyoruz.

Renault 5.

Ford Capri.

Volkswagen ID.Buzz.

Ve şimdi de hayranların hayalindeki CRX.

Honda'nın Yerine Tasarımcılar Yapıyor

İşin ilginç tarafı Honda'nın son yıllarda geçmiş modellerini yeniden canlandırma konusunda oldukça seçici davranması.

Marka şu sıralar yeni Prelude üzerinde çalışıyor. Ancak CRX veya S2000 gibi modeller için resmi bir geri dönüş planı bulunmuyor.

Bu nedenle bağımsız tasarımcıların hazırladığı çalışmalar büyük ilgi görüyor.

Çünkü birçok kişi Honda'nın geçmişte ürettiği eğlenceli ve hafif otomobillerin modern versiyonlarını görmek istiyor.

CR-Z Aslında Bir Denemeydi

Honda daha önce CRX ruhunu canlandırmayı denemişti.

2010 yılında tanıtılan Honda CR-Z, birçok kişi tarafından CRX'in manevi devamı olarak görülüyordu.

Ancak hibrit yapısı ve beklentilerin altında kalan performansı nedeniyle beklenen başarıyı yakalayamadı. Model 2016 yılında üretimden kaldırıldı ve yerine yeni bir model gelmedi.

Belki de bu yüzden CRX adı hâlâ otomobil tutkunlarının zihninde yaşamaya devam ediyor.

Çünkü bazı isimler sadece bir model adı değildir.

Bir dönemin ruhunu temsil ederler.

Honda’nın Türkiye’de satılan modellerine ve en güncel fiyat listesine Honda Türkiye Resmi Web Sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz.

Piston Kafalar Yorumu – Editör Notu


Elif ÇINAR

Bu çalışma bir konseptten ibaret olsa da internette gördüğümüz birçok yeniden yorumlama projesinden daha başarılı duruyor. Özellikle ikinci nesil CRX'in karakterini koruyup modernleştirmesi dikkat çekici. Honda'nın böyle bir otomobil üretme ihtimali düşük görünse de otomobil tutkunlarının ilgisi bunun tam tersini söylüyor.

Mercedes GLE ve GLS Yenilendi: Yapay Zekâ, Yeni Motorlar ve Daha Fazlası

Mercedes-Benz, kapsamlı şekilde yenilediği GLE, GLE Coupé ve GLS modellerini tanıttı. Yeni motorlar, yapay zekâ destekli sistemler ve MBUX Superscreen dikkat çekiyor.

Mercedes GLE ve GLS Yenilendi: Yapay Zekâ, Yeni Motorlar ve Daha Fazlası

Mercedes-Benz'in büyük SUV ailesi önemli bir güncelleme aldı. Markanın en çok tercih edilen modelleri arasında yer alan GLE, GLE Coupé ve GLS artık daha güçlü motorlar, daha gelişmiş dijital teknolojiler ve yeni nesil sürüş destek sistemleriyle müşterilerin karşısına çıkıyor. Siparişlerin Avrupa'da açılmasıyla birlikte Mercedes'in SUV tarafındaki yeni dönemi de resmen başlamış oldu.

Alman üretici bu güncellemede yalnızca birkaç kozmetik değişiklik yapmakla yetinmemiş. Özellikle dijital deneyim, sürüş destek sistemleri ve motor seçeneklerinde ciddi iyileştirmeler dikkat çekiyor.

? Artık Haberler Size Gelsin
PistonKafalar'ın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler anında cebinize düşsün.

➤ Otomobil & Motosiklet Akışı (Hızlı Bildirimler) | Katıl → WhatsApp
➤ YouTube Test Sürüşleri & İncelemeler | İzle → YouTube

? İşbirliği ve reklam teklifleri için:
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Mercedes'in Büyük SUV'ları Artık Daha Akıllı

Yeni nesil GLE ve GLS modellerinde ilk dikkat çeken yeniliklerden biri MBUX Superscreen sistemi oluyor.

Gösterge paneli altında uzanan geniş cam yüzeyin arkasında üç adet 12.3 inç ekran bulunuyor. Sürücü ekranı, merkezi bilgi-eğlence ekranı ve ön yolcu ekranı artık standart olarak sunuluyor.

Ancak asıl önemli gelişme ekranlardan çok sistemin arkasında yatıyor.

Mercedes-Benz Operating System (MB.OS) adı verilen yeni yazılım altyapısı sayesinde araç artık sürekli öğrenebilen ve güncellenebilen bir yapıya kavuşuyor. Bulut bağlantısı üzerinden çalışan sistem, tıpkı bir akıllı telefon gibi kablosuz güncellemeler alabiliyor.

Mercedes'in açıklamasına göre yapay zekâ destekli sanal asistan artık daha karmaşık konuşmaları anlayabiliyor ve kullanıcı alışkanlıklarına göre kendini geliştirebiliyor.

Kaputun Altında Yeni Nesil Altı Silindirli Motorlar Var

Mercedes, yeni GLE ve GLS ailesinde odağı tamamen altı silindirli motorlara çevirmiş durumda.

Motor seçenekleri arasında;

  • GLE 350 d 4MATIC
  • GLE 450 d 4MATIC
  • GLE 450 4MATIC
  • GLE 450 e 4MATIC

gibi versiyonlar bulunuyor.

Tüm dizel ve benzinli motorlarda 48 volt destekli entegre marş jeneratörü kullanılıyor. Bu sistem kalkışlarda ek güç desteği sağlarken yakıt tüketimini de düşürmeye yardımcı oluyor. Ayrıca süzülme (coasting), enerji geri kazanımı ve kısa süreli güç desteği gibi fonksiyonları da beraberinde getiriyor.

Mercedes'in yıllardır güçlü olduğu konulardan biri olan sessizlik ve sürüş konforu da korunmuş görünüyor.

GLS Hâlâ "SUV Dünyasının S-Serisi"

Mercedes, GLS'i uzun yıllardır SUV dünyasının S-Serisi olarak tanımlıyor.

Yeni modelde kullanılan bulut tabanlı süspansiyon kontrol sistemi bunun en somut örneklerinden biri. Araç yaklaşan kasisleri ve yol bozukluklarını önceden algılayarak amortisör ayarlarını buna göre değiştirebiliyor. Özellikle arka koltukta seyahat eden yolcular için daha yüksek konfor hedeflenmiş durumda.

Bu teknoloji AIRMATIC ve E-ACTIVE BODY CONTROL sistemleriyle birlikte çalışıyor.

Sürüş Destek Sistemleri Bir Adım Daha İleri Gidiyor

Yeni modellerde kullanılan MB.DRIVE platformu da güncellenmiş.

Araçta toplam:

  • 10 dış kamera
  • 5 radar
  • 12 ultrasonik sensör bulunuyor.

Bu sensörler sayesinde adaptif hız sabitleyici, gelişmiş park asistanı ve çevresel algılama sistemleri daha hızlı çalışabiliyor.

Özellikle yeni park asistanının dikkat çekici bir özelliği var. Sistem artık park manevralarını önceki nesle göre yaklaşık yüzde 60 daha hızlı tamamlayabiliyor.

Tasarımda Büyük Değişim Yok Ama Detaylar Yenilenmiş

Mercedes burada radikal bir tasarım değişikliği yerine mevcut çizgiyi geliştirmeyi tercih etmiş.

Yeni tampon detayları, güncellenen far grafikleri ve revize edilen ön bölüm sayesinde araçlar daha modern görünüyor. Özellikle GLE Coupé tarafında sportif görünüm daha da belirgin hale getirilmiş.

Açıkçası Mercedes'in amacı burada mevcut müşteriyi şaşırtmak değil, sevilen formülü daha ileri taşımak olmuş.

Türkiye'ye Gelmesi Muhtemel

Mercedes-Benz Türkiye tarafından henüz resmi fiyatlandırma açıklanmadı. Ancak GLE ve GLS modellerinin Türkiye'deki güçlü satış performansı düşünüldüğünde yeni versiyonların ülkemize gelmesi oldukça yüksek ihtimal.

Özellikle premium SUV segmentinde BMW X5, BMW X6, Audi Q7 ve Range Rover Sport gibi rakiplerle mücadele eden modeller için bu güncelleme önemli görünüyor.

Türkiye’de satılan Mercedes-Benz modellerine ve en güncel fiyat bilgisine Mercedes-Benz Türkiye Resmi Web Sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz.

Piston Kafalar Yorumu – Editör Notu


Elif ÇINAR

Mercedes bu makyaj operasyonunda tasarımdan çok teknolojiyi geliştirmeyi seçmiş. Özellikle MB.OS ve yapay zekâ destekli sistemler gelecekte markanın en büyük kozlarından biri olabilir. GLE ve GLS zaten segmentlerinin güçlü oyuncularıydı; şimdi daha dijital ve daha akıllılar.

Okuyucular Bunları da Merak Etti ?



Toyota Efsaneyi Baştan Yarattı: Yeni Hilux Sahneye Çıktı

Yeni Toyota Hilux Japonya’da tanıtıldı. Yenilenen tasarım, gelişmiş teknolojiler ve 2.8 litrelik dizel motorla geliyor.

Toyota Yeni Hilux'u Tanıttı

Bazı otomobiller vardır, yıllar geçse de karakterini kaybetmez. Toyota Hilux da tam olarak bu araçlardan biri. Dünyanın en zorlu coğrafyalarında görev yapan, savaş bölgelerinden şantiyelere kadar her yerde karşımıza çıkan efsane pick-up şimdi tamamen yenilenmiş haliyle Japonya'da sahneye çıktı.

Toyota'nın açıklamasına göre yeni Hilux, markanın bugüne kadar geliştirdiği en modern ve en teknolojik Hilux modellerinden biri olma özelliğini taşıyor. Ancak işin güzel tarafı şu ki; tüm bu yeniliklere rağmen Hilux'un yıllardır tanındığı dayanıklılık karakteri korunmuş.

1968 yılında başlayan Hilux hikâyesi bugün 190'dan fazla ülkeye ulaşmış durumda. Toyota ise yeni nesilde bu mirası modern teknolojiyle birleştirmeyi hedefliyor.

? Artık Haberler Size Gelsin
PistonKafalar'ın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler anında cebinize düşsün.

➤ Otomobil & Motosiklet Akışı (Hızlı Bildirimler) | Katıl → WhatsApp
➤ YouTube Test Sürüşleri & İncelemeler | İzle → YouTube

? İşbirliği ve reklam teklifleri için:
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Tasarım Daha Sert ve Daha Modern

Yeni Hilux'un tasarımında ilk dikkat çeken detay ön bölüm oluyor.

Toyota tasarım ekibi bu projede Cyber SUMO adını verdiği bir yaklaşım benimsemiş. İlk bakışta agresif görünen ön ızgara, geniş çamurluklar ve yüksek burun yapısı aracın daha güçlü görünmesini sağlıyor.

Özellikle Adventure versiyonunda kullanılan farklı tampon detayları, spor bar ve daha kaslı görünüm Hilux'un arazi karakterini ön plana çıkarıyor.

Toyota burada Ford Ranger ve Volkswagen Amarok gibi rakiplere daha sert bir cevap vermeye hazırlanıyor gibi görünüyor.

2.8 Litrelik Dizel Motor Görev Başında

Kaputun altında tanıdık bir motor yer alıyor.

Yeni Toyota Hilux'ta markanın uzun yıllardır kullandığı 1GD-FTV kodlu 2.8 litrelik turbo dizel motor görev yapıyor. Motor 6 ileri otomatik şanzımanla eşleştirilmiş durumda.

Toyota güç verilerini henüz Japonya lansmanında açıklamamış olsa da bu motorun özellikle dayanıklılığı ve düşük devir torku ile tanındığını biliyoruz.

Açıkçası Hilux satın alan müşterilerin büyük kısmı için beygir gücünden çok güvenilirlik daha önemli.

Toyota da bunu biliyor.

Arazi Kabiliyeti Daha da Geliştirildi

Hilux denildiğinde akla ilk gelen şeylerden biri arazi performansı.

Toyota bu konuda da boş durmamış.

Yeni modelde:

  • Part-time 4WD sistemi
  • Multi-Terrain Select
  • Multi-Terrain Monitor
  • Elektrikli direksiyon sistemi
  • Geliştirilmiş süspansiyon

standart olarak sunuluyor.

Özellikle elektrik destekli direksiyon sistemine geçilmesi günlük kullanım konforunu artırırken, arazi sürüşlerinde oluşan sert direksiyon darbelerini de azaltıyor.

Bu değişiklik Hilux'un şehir içinde daha kolay kullanılmasını sağlayabilir.

Kabin Tarafında Büyük Değişim

Yeni Hilux'un belki de en ciddi gelişimi iç mekânda yaşanmış.

Toyota artık pick-up kullanıcılarının yalnızca iş odaklı olmadığını biliyor.

Bu nedenle araçta:

  • 12.3 inç dijital ekran
  • Yeni nesil multimedya sistemi
  • Bağlantılı navigasyon
  • Güncellenmiş kullanıcı arayüzü
  • Yeni güvenlik sistemleri

yer alıyor.

Özellikle ekranın bağımsız konumlandırılması ve yatay kokpit mimarisi modern bir görünüm oluşturmuş.

Eski Hilux kullanıcıları için bu değişim oldukça büyük olacak.

Güvenlik Tarafında da Güncellendi

Toyota Safety Sense paketi yeni Hilux'ta kapsamlı şekilde güncellenmiş.

Araç artık:

  • Proactive Driving Assist
  • Geliştirilmiş çarpışma önleme sistemi
  • Kavşak destekli güvenlik sistemi
  • Adaptif hız sabitleyici
  • Stop & Go fonksiyonu

gibi özelliklerle geliyor.

Toyota ayrıca gelecekte bazı sistemlerin yazılım güncellemeleriyle geliştirilebileceğini de belirtiyor.

Bu da Hilux'u teknolojik anlamda daha uzun ömürlü hale getirebilir.

Türkiye Cephesinde Durumlar Nasıl?

Yeni Hilux Türkiye'ye gelir mi şu an için Toyota Türkiye tarafından resmi bir açıklama yapılmış değil.

Ancak Hilux'un Türkiye'deki güçlü geçmişi düşünüldüğünde yeni modelin ilerleyen dönemde ülkemize gelmesi sürpriz olmayacaktır.

Özellikle pick-up segmentinin son yıllarda yeniden hareketlenmesi Toyota'nın elini güçlendiren faktörlerden biri olabilir.

Markanın Türkiye’de satılan modellerine ait tüm detaylı bilgileri Toyota Türkiye’nin Resmi Web Sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz.

Piston Kafalar Yorumu – Editör Notu


Elif ÇINAR

Stellantis’in açıkladığı planın büyüklüğü etkileyici görünse de otomotiv dünyasında asıl tartışma yatırım miktarından çok ne kadarının gerçekten yeni olduğu tarafında dönüyor. Özellikle STLA platform karmaşası ve yıllardır ertelenen bazı projeler düşünüldüğünde, grubun önümüzdeki birkaç yılda yalnızca yeni model tanıtması değil, güven tazelemesi de gerekecek gibi görünüyor.

Okuyucular Bunları da Merak Etti ?



Publish modules to the "offcanvas" position.